| Denizler dalgalanmadan durulmaz. Ben umutla doluyum. Kimse bu ülkeye, tek başına hâkim olabileceğini, ihtirasını sonuna kadar götürebileceğini, kurumlarını altüst edebileceğini sanmasın' diyor Ertuğrul Özkök.
'Güzel ülkemiz nasıl bu hale geldi?
Kim bizi birbirimize düşürdü.
Hayretle bakıyorum.
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 'türkiye yönetilmez, idare edilir' demişti.
Şimdi başka bir hakikati öğreniyoruz:
'türkiye idare edilemez, ancak kendi kendini idare eder.'
Ben yine de, hâlâ, iflah olmaz bir iyimserim.
türkiye, en geç 20 yıl sonra Avrupa'nın en güçlü 4 ülkesinden biri haline gelecek.
Bunu kimse engelleyemez.
Bu ülke insanının girişimciliği, yaratıcılığı, hizmet sektöründe kat ettiği mesafe, genç nüfusu içimi açıyor.
Çevrem umutsuz, karamsar, ülkesine küsmüş, hatta terk etmeyi düşünen insanlarla dolu'
Bu satırlar Hürriyet eski Genel yayın Yönetmeni yazar Ertuğrul Özkök'e ait. Ancak yazının daha sonrasındaki satırlar, yazarın merakından daha önemli bir umut ve geleceğe dair beklentisini içermesi açısından daha ilginç.
'Ama ben umutla doluyum. Kimse bu ülkeye, tek başına hâkim olabileceğini, ihtirasını sonuna kadar götürebileceğini, kurumlarını altüst edebileceğini sanmasın' diyor Ertuğrul Özkök ve devam ediyor:
'Ne diyor yeni liberal sözlük:
'Denizler dalgalanmadan durulmaz'.
Evet durulmaz, ama bu gökyüzünün altında, durulduktan sonra yeniden dalgalanmayan deniz de yoktur.
türkiye, bu dalgalanmadan sonra bir dalgalanma daha geçirecek.
Gerçek demokrasi, kurunun yanında yaşı da yakmayan hukuk devleti, insan haklarına saygılı türkiye, işte o ikinci dalgadan sonra gelecek.
Bekleyin, sabredin...' Kaynak: Lifeinbursa.com
|